Yazılar

Geçmiş travmalar bağımlılık nedeni

Geçmiş travmalar bağımlılık nedeni

Geçmiş travmalar bağımlılık nedeni

Çağın sorunlarının başında ‘teknoloji ve oyun bağımlılığı geliyor. Peki, bu sorunun esas nedeninin geçmişte yaşadığınız bir travma olabileceğini biliyor muydunuz?

“Video oyunları oynamak için harcadığınız zamanın ardından suçluluk duygusu hissediyor musunuz? Aile ve arkadaşlarınızla eskisi kadar vakit geçirmiyor musunuz? Bilgisayar oyunları olmadan yaşayamayacağınızı ve kendinizi mutlu ya da heyecanlı hissedemeyeceğinizi mi düşünüyorsunuz? Oyun oynamadan önce eğlendiğiniz sosyal faaliyetlerinizi yavaş yavaş terk mi etmeye başladınız?”

Bu ve benzer soruları kendinize veya çocuğunuza sorduğunuzda genellikle ‘Evet’ yanıtını alıyorsanız, oyun bağımlılığı ile karşı karşıya olma riskiniz bir hayli yüksek… Bilgisayar veya mobil cihazlarda uzun süre sağlıksız bir şekilde oyun oynama sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olan ‘oyun bağımlılığı’ bir hayli tartışılırken, son aylarda Türkiye’de yaklaşık 150 gencin yaşamına son verme nedeni olabileceği iddialarını da güçlendirdi. Psikolojik Danışman Deniz Çanga Karhan, oyun bağımlılığı, nedeni ve çözümde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği hakkında merak edilen detayları Ege Telgraf okurları için anlattı…

Günümüzde özellikle çocuklar başta olmak üzere pek çok kişinin problemi sanal oyun bağımlılığı… İlk baştan konuya girecek olursak; oyun bağımlılığının nedeni nedir?

İnternet ve bilgisayar kullanımı günümüzde sıklıkla rastlanan bir durum… Aslında oyun bağımlı çocukluktan gelen bir bağımlılığın işaretçisi olabilir. Çocukluk dönemi, üretken, kolay etkilenen ve hayatı yeni öğrenmeye başladığımız bir süreçtir. Geçmişte yaşanılan herhangi bir travma, kaygı ya da öğrenme sürecindeki sağlıksız bir durum gelecekte bu tarz bağımlılıkların işaretçisi olabilir. Sosyal yaşamdaki karşılaşılan güçlüklerle mücadele edememe, çekingenlik, ilişki kurmada yaşadığımız sorunlar kişinin sosyal hayattan uzaklaşmasına, sıkıntı ya kendisini mutsuz eden olaydan belirli bir kaçış aramasına yol açar. Temeldeki sorun özellikle çocukluk çağında ele alınıp çözülmediğinde de özellikle biraz daha ileriki yıllarda oyun bağımlılığı gibi çeşitli fiziksel ve sosyolojik bağımlılığa yol açabiliyor.

Bu bağımlılıklarla en çok kimler mücadele ediyor. Çocuklar mı, gençler mi yoksa daha ileri yaş grubu mu?

Bu durum genellikle çocukluk çağında başlıyor ancak her çağda da rahatlıkla görülebiliyor. Çocuklar erken yaşta internet ve teknoloji dünyasıyla tanışıyorlar. Günümüzde artık her çocuğun elinde tablet, telefon, bilgisayar görmek mümkün. İlk başta çocuğu dışarıdaki kötülüklerden uzak tutmak, sakinleştirmek ya da meşgul etmek için kullanılan bu cihazlar zamanla aslında daha çok zarara neden oluyor. Çocukluk döneminde atılan bilgisayar ve oyun alışkanlığı ileriki yaşlarda daha da ilerleyerek bağımlılığa dönüşebiliyor.

Çocuğumuzun salt bir kullanıcı mı yoksa oyun bağımlısı mı olduğunu nasıl anlarız?

Daha önce de söylediğim gibi; günümüzde hemen hemen her çocuk erken yaşta teknoloji ve internetin getiriyle tanışıyor ancak sadece kullanıcı olmakla bağımlılığın arasında büyük bir fark vardır. Bu iki kıyaslamaya bir de ekran bağımlılığını ekleyebiliriz. Bağımlılıkta, kişi bağımlı olduğu şeyden uzak kaldığında yoksunluk tepkileri verir. Konsantrasyon eksikliği de bunlardan biridir. Nasıl uyarıcı bir madde bağımlılığında kullanılan maddeden hemen uzaklaşamazsanız, oyun bağımlılığında da aynı durum söz konusudur. Aslında olaya ‘bağımlılık’ olarak bakmak en doğrusu. Çocuğunuz ya da herhangi bir yakınınız sürekli olarak oyun oynama ihtiyacı hissediyorsa, sosyal hayatından uzaklaşıyorsa, çevresiyle daha az iletişim kurmaya başladıysa, sürekli takdir ve onay bekliyorsa kısacası gündelik hayatın getirdiği meşguliyetlerden uzaklaştıysa bu bir oyun bağımlılığını işaret edebilir.

Oyun hesabının çalınması, kapatılması ya da bir şekilde kişinin oyundan uzaklaştırılması bunalımlara sebep oluyor. Bu durumda nasıl davranılması gerek?

Tabi ki de bu durumda belirli bir sinirlenme durumu yaşanacaktır. Her insan elindekini kaybedince olay hakkında bir takım tepkiler gösterebilir ancak bu durum artarak devam ediyorsa ya da yoğun protesto tepkileri ortaya koyuyorsa buna müdahale etme gerektiği kanısındayım. Bu durumda daha yatıştırıcı bir rol izleyerek kişiyi teselli etme, yardım alma ya da destek olma en iyi yol olacaktır. Nasıl bir bağımlılıktan bir anda kurtulmak mümkün değilse aynı şey oyun bağımlılığında da geçerlidir. Zamanla yavaş yavaş azaltarak bu tür bağımlılığın önüne geçilmesi en sağlıklısı olacaktır.

Bu konunun aslında birden fazla etkisi var: Bazı oyunlarda kredi kartı kullanımı ve benzeri yöntemlerle bir takım ekipmanlar satın almanız talep ediliyor. Oyun bağımlılık yaptığı için bu durum bir süre sonra kaçınılmaz hale geliyor. Hal böyle olunca da ekonomik sıkıntılar doğuyor…

Bu tip oyunlarda amaç oyuncuların olabildiğince fazla zaman geçirmesi, kendisini oyunun atmosferine kaptırması ve kayda değer başarılar elde etmesidir. Aynı şekilde oyun bağımlılarının kendilerini bu tarz oyunlarda kanıtlama çabası, oyunun kendisindeki bağımlılık yapan etkisini de artırabilir. Aslında kumar oynamak da bir çeşit oyun bağımlılığıdır. Nasıl kumar oynayan kimseler de bir başarı elde etmek için belirli bir miktar para yatırıyorsa oyunlarda da benzer bir durum söz konusu. Kişi oyuna para yatırıyor ve daha fazlasını elde etmeyi amaçlıyor. Burada batık bedeli kurtarma çabası dediğimiz olay da söz konusu olabilir; kişi oynadığı oyuna belirli bir miktarda yatırım yapmışsa elinde olanı kaybetse de mevcut duruma geri dönmek için bir takım uğraşlara geri dönüyor. En azından elinde olanı geri kazanmak için zamanla yatırım yapmaya çalışıyor. Kendini kanıtlama arzusunun da ön plana çıktığı bu davranışta hem sağlıktan hem de maddiyattan olunuyor…

Son zamanlarda oyun bağımlılığı sonucunda intihar eden genç sayısı bir hayli arttı. Şu sıralar çocukları yönlendiren ve kendilerine zarar vermesi için bir takım yönlendirmeler yapan videolar çok konuşuluyor. Bu konu nasıl intihara kadar gider?

Bu tür zararlı içerikleri üretenleri ve destekleyenleri kınıyorum ve bu kişiler için caydırıcı yaptırımlar yapılmasını bekliyorum; ancak durumu sadece oyuna yüklemek de aslında biraz hata. Elbette ki kaybettiğimiz gençler için çok üzülüyor, ailelere de baş sağlığı diliyoruz ancak olayı farklı boyutlarda düşünmekte de yarar var. Çocuklarımız maalesef ki çok yalnız, mutsuz ve ne savunmasız. Kendilerini dış dünyanın tehlikelerinden ya da mutsuzluğundan korunmak için bir çözüm yolu arıyorlar. Burada ebeveynlerde de bir takım hatalar olabileceği kanısındayım. Yoksa tek başına bir bilgisayar oyununun kişiyi intihara kadar sürükleyebileceğini düşünmüyorum. Her olay için kişilerin verdiği tepkiler çok farklıdır. Örneğin, bir kış dönemi geçirdik; birçoğumuz da hastalandık ancak bazı kişiler günlerce bu rahatsızlıktan kurtulamazken bazılarımızsa daha hafif bir şekilde bu süreci atlattık. Anlayacağınız her bünyenin duruma vereceği tepkiler farklıdır. Şu sıralar çocukları yönlendiren ve kendilerine zarar vermesi için bir takım yönlendirmeler yapan videolar çok konuşuluyor.  Şimdi olayı birkaç farklı noktada ele alacak olursak: Kendine güvenen, mutlu, huzurlu, sağlıklı çoğu gencin böyle bir durumla karşılaştığında ya çok fazla ciddiye almayacağını ya da ailesiyle iletişime geçeceğini düşünüyorum. Bunun yanında daha mutsuz ve kaçış yolu arayan çocukların bu tarz tehlikelere daha çok yatkın oluyor. Bu yüzden özellikle çocukluk döneminde ailelerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmesi ve onları gözlem altında tutarak daha dikkatli olmaları böyle acı hadiselerin biraz daha çok önüne geçeceğini düşünüyorum.

Gözlem altında tutmak da bazen sakıncalı durumlara neden olmuyor mu? Özellikle ergenlik döneminde ‘kontrol altında olmak’ tepkilere yol açmıyor mu?

Bence burada ailedeki yapı da çok önemli. Ben aile bireylerinin açık olması taraftarıyım. Günümüzde anne ve babalar da kendi bilgisayar ve telefonlarına şifre koyuyor, bir gizlilik ortamı yaratılıyor. Burada çocuğa ‘Bu hepimizin ortak kullanım alanı’ mantığını öğretmek gerekiyor. Sakıncalı bir site ya da oyun oynadığında çocuğa neden oynadığını sorabilir onu bu durumun sakıncaları hakkında bilgilendirebiliriz. Açıkçası burada önemli olan kişiler arası diyaloglarda ‘açık’ olmak ve sağlıklı iletişim kurmak. Ben ebeveynlere çocuklarıyla gerçekçi ve sağlıklı iletişim kurmalarını, onların yapmasını istemedikleri hiçbir davranışı kendilerinin de yapmaması gerektiğini öğütlüyorum.

Bilişim uzmanından ebeveynlere öneri

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Tolga Çelik de ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Çocuklarının hangi oyunları oynadığını öğrenmek isteyen ebeveynler, düzenli aralıklarla ‘history’ denilen bilgisayar geçmişini kontrol edebilirler. Sakıncalı bir oyunu oynamasını engellemek için de çeşitli yöntemler var. Biraz da bu konuda kişinin teknik bilgiye sahip olması gerekiyor. Teknik tarayıcı ayarlarından erişim kısıtlaması yapmak mümkün. Bu konuda eğer yeterli bilgiye sahip olmadığınızı düşünüyorsanız, teknik destek servislerinden de yardım alabilirsiniz. Ayrıca son yıllarda revaçta olan ‘Aile koruma paketleri’ de koruyucu önlemler arasında.”

10 nisan 2019 Ege Telgraf gazetesinde yayınlanmıştır.

TOP